Merhaba bugün Hawthorne effect kavramını ve bu kavramın nasıl ortaya çıktığını ele alacağız . Konuyu olabildiğince eğlenceli ve akıcı bir şekilde anlatmaya çalışacağım umarım sıkmam 🙂

F. TAYLOR
Hawthorne deneyleri Elton Mayo öncülüğünde yapılmadı mı ? F. Taylor’un resimi ile ilgisi ne tarzındaki cümlelerinizi duyar gibiyim .
Soldaki fotoğraftaki Taylor bu fotoğraf çekildikten tam 38 yıl sonra Tarihler 1911 yılını gösterdiğinde “Bilimsel Yönetimin İlkeleri” adlı kitabını çıkardı . Çıkarmış olduğu bu kitap ve yapmış olduğu çalışmalar ile” Bilimsel Yönetimin Babası ” ve benzeri birçok lakap aldı
1911 Yılında çıkarmış olduğu bu kitap ile bilimsel yönetime olan katkıları oldukça büyüktür ve hayatımızı derinden etkilemiştir .İyi , kötü oldukça fazla eleştirilmiş hatta Sosyalizmin Karl MARX’ın ideolojisinin gerçekleştirilmemesini sağlayan kişi olarak bile adlandırılmıştır . Daha öncesinde blogumuzda kendisinden bahsetmiştik . Buraya tıklayarak yazımıza göz atabilirsiniz .
Taylor Klasik Yönetimin kurucularındandır ve Elton Mayo’da Taylordan oldukça fazla etkilenmiş olup onun Yönetim kuramını dahada geliştirmeye çalışan bir bilim adamıdır .

Her şey resimde gördüğünüz bu meşhur fabrikada Taylor tarafından ortaya atılan ilkelerin , kuramların Elton Mayo ve arkadaşları tarafından denenip kanıtlanması istenilmesi ile başlandı başlangınçta Taylor’un düşüncelerinin yanlışlığını kanıtlamak ortaye yeni bir kuram atmak gibi düşünceler yoktu .
- A Grubu Araştırmaları
–Çalışma ortamının ışıklandırılması ile verimlilik arasında bir ilişki var mıdır? - B Grubu Araştırmaları
– Çalışanlar yoruluyor mu?
– Dinlenme için mola verilmeli mi?
– Günlük çalışma saatleri azaltılmalı mı?
– Çalışanların işlerine işyerlerine karşı tutumları nasıl?
– Öğleden sonra üretim niçin azalıyor?
tarzında sorulara bilimsel anlamda yanıt aramak için yıllar süren deney ve araştırmalar gerçekleştirilmiştir .
Işıklandırma Deneyleri ;
İşciler üzerinde yapılan bu deneylerde ışığın miktar ve kalitesinin verime olan etkisi ölçülmüştür.
Denek grupları seçilmiş ve seçilen gruplar sistematik şekilde değiştirilen ışık şartlarına tabii tutulmuştur. Ancak ışık azaldığında da, çoğaldığında da işçilerin veriminin arttığı gözlemlenmiştir.
Deneyde aranan cevaplar bulunamamış sonuçlar araştırmacıları oldukça fazla şaşırtmıştır. Normalde ışığın şiddetinin azaltığında verimliliğin düşmesi tam tersi durumda ise verimliliğin artması beklenmekteydi .

Bu durumun nedenini bulmak isteyen psikologlar, işçilerle görüşmüş ve işçilere durumun nedenini sormuşlar, işçiler de araştırmacılara, bilim insanlarının kendileriyle ilgilenmesinden memnuniyet duyduklarını anlatmışlardır. Araştırmacıların, görüşmeler sırasında keşfettikleri bu duruma, iş idaresi psikolojisinin önemli kavramlarından biri haline gelecek olan “Hawthorne Etkisi” adı verilmiştir.
Bu etki, işçilerin salt “ekonomik insan” (homo oeconomicus) olmadıklarını, sadece iyi maaş ve uygun maddi çalışma koşullarına değil, insan olarak farkedilmeye, ilgi gösterilmeye, organizasyona fayda sağlayan bir insan olduklarının düşünülmesine de önem verdiklerini ve “ilgi gösterildikleri” zaman daha verimli çalışacaklarını göstermiştir.
Bu çerçevede işçilerle yapılan görüşmelerle ortaya çıkarılan bir diğer önemli tespit, her organizasyonda formel yapının ötesinde bir de informel yapının olduğu ve verimlilik açısından informel yapının, en az formel yapı kadar önemli olduğudur. Öyle ki, işyerindeki resmi hiyerarşinin dışında bir de gayriresmî hiyerarşi olduğu saptanmış ve işle, işyeriyle, hatta yöneticilerle ilgili sorunlarda bazı işçilerin gayriresmî başvuru mercii sayıldığı; bazı işçilerin, diğerlerinin görüşlerini önemli ölçüde etkilediği; işyerindeki çalışma temposu ile ilgili olarak dahi gizli bir uzalaşma zemini bulunduğu saptanmıştır.
Taylor’un kuramını desteklemek için çıkılan bu yolda işler farklılaşmış yapılan daha birçok deney sonucunda Neo-Klasik ( Davranışsal ) Örgüt kuramı ortaya çıkmış ve ilerleyen yıllarda akabinde bir çok kuram ve bilimsel araştırmalarda ortaya atılarak insanın örgüt ile olan ilişkisi oldukça derinlemesine incelenmiştir .
Hawthorne Araştırmalarının Bireyle İlgili Bulguları
- İnsan unsuru sistemin en önemli elemanıdır.
- İnsan bir bütün olarak ele alınmalıdır.
- İnsan diğer üretim faktörlerinden ayrı olarak ele alınmalıdır.
- Her insan davranışı mutlaka bir nedene dayanır.
- İnsanlar sadece ekonomik çıkarlarının değil sosyal çıkarlarının da gözetilmesi gerekir.
Hawthorne Araştırmalarının Örgütlerle İlgili Bulguları
- Örgütler arasında karşılıklı bağımlılık bulunan “sosyal bir sistem”dir.
- Örgütlerin iki önemli fonksiyonu vardır. Mal ve hizmet üretmek ve örgütte çalışan insanlara tatmin sağlamak.
- Örgütler bir sosyal sistem olduğu kadar “duygular sistemi”dir.
Hawthorne Etkisi ; Deneme modeli araştırmalarında deneme ortamının yarattığı fiziksel ve psikolojik etkiler sonucunda deneklerin normal koşullarda göstermeyecekleri bazı tepkiler vardır ki bunlara denenme tepkisi denir. Bu tepki ile denenmek istenen bağımsız değişkene gösterilen tepki arasında bir ilişki yoktur. Hawthorne Elektrik Fabrikası’nda yapılan araştırmada sadece deney grubuna seçildikleri için üretimi artıran işçiler bu duruma klasik bir örnek olarak tarihe geçmiştir Hothorne etkisi olarak adlandırılan bu olay, deneysel bulguların genellenebilirliğini zedelemiştir .
Kaynaklar ;
https://www.ktu.edu.tr/dosyalar/ormanekonomisi_f430f.pdf
https://tr.wikipedia.org/wiki/Hawthorne_etkisi
https://en.wikipedia.org/wiki/Hawthorne_effect
http://eytepe.com/2016/01/04/neoklasik-kuram/
